Zeki Kayahan Coşkun Gam Kenarı

Zeki Kayahan Coşkun – Gam Kenarı

Acının da?land??? anlar vardır…
Aramaya gerek yok, o gelir bulur…
Beraber gidilen bir lokantanın kapanmas? bile üzüntüdür…
Veyahut lokantanın yerine dükkân? çiçekçinin tutmas?…
Gözyaşından çorba olmaz ama…
Dilin, dama??n yanar tuzdan…

So?utamazsın…
Zamansız, kırmızı bir toka çıkar nereye saklanm??sa…
Saç? toplasın diyedir küçük canavarın di?leri…
Ve fakat da??tıp ?sırır, acıyan ne varsa…
Ya?ananlar?…
Ya?anmak için sıraya girmi? ihtimalleri…
Yapılmayanlar?…

Sadece erkek olduğum için koridor tarafına oturmak durumunda kaldı??m, yani gam kenarının yine bana düştüğü, bir otobüs yolculuğumuz olmadı hiç uzaklara…
Sen benim omzumda uyuya kalmadın hareket halindeyken…
Biz durduk…
Durdurduk…
Gidebilirdik oysa…

Kimseden gizlenmemi?, sadece bizi gizleyen bir tatile belki…
Bir akraba dü?ününde dans etmedik merakl? akbaba bakışlar? altında mesela…
Çok severdim yatakta kahvaltıy? ama, buna uygun bir tepsimiz bile olmadı…
Alabilirdik… Biraz daha bekleseydik…
Zamanın dövdü?ü bir hüzün ustasıyım ben…

Kelimelerim tu?la tu?la…
Her satırba??nda turuncu intihar hissi…
Aklım, dilim, cümlelerim hep geçmişte…
Geçmiş geçmiş de…
Ben geçemiyorum ki…
Bazen duruyorum yürüdü?ümüz bir yerde…
Ayaklarımız diyorum, bir ara aynı anda buradayd?…

Beraber bastık bu toprağa…
Sahi var mıdır o günden bugüne kalan bir toprak zerreci?i?
Tuhaf tutsakl???mın, her şeyden sen çıkar???mın ?ahidi kalm?? mıdır etrafta?
Bu bardaktan su içmi?ti…
Bu sandalyede oturmu?tu…

Bu bankanın önünde bulu?mu?tuk ilk kez…
Hiç gözümün önünden gitmiyor, çimlerin üstüne denk gelmiş tavla maçımız…
Elimizde so?umu? kahveler, tadı bizden önce kaçm?? kekimiz…
Ve ikimiz de aynı anda mars olduk kıra kıra birbirimizi…
Bir Allah’?n pulu durduramad? bizi…

Gidi?ine türlü anlamlar yükledim…
?stesem kalırdın…
?stesen kalırdın…
Gözyaşımdan dü?ümler attım açılmas? zor olsun diye umudun…
Ama sevdim yine de…

Seninle alakal? ne varsa sevmeye devam ettim…
Son bulu?mamız? sevdim…
Tam giderken, beni elimden tutup çeken seni sevdim…
Sarılmamız? sevdim…
Arkama dönüp bakamamay?…
Bizim oturdu?umuz masada oturan mutlu çifti sevdim nargilecide…

Ne olur hep böyle kalın dedim… Ne olur…
Bir yıldönümü gününde, engel olamadım kendime yoldan döndüm…
Sen olmasan da sana giden yoldaydım, hatta birazdan evinin önünde…
Ağlayarak söndürdüm yeni yasımın mumların?…
Kutlu olmadı ama!..

Biliyorum biz geçtik sevgilim…
Bizden geçti…
Başka hayatların insanlarıyız artık…
Başka umutların…
Başka adam…
Başka kadınların…
Tamam da, silebilir misin ya?adıkların??

Boyayabilir misin siyahla neşeli günlerimizi?
Çıkarıp yüreğimi, kanımın söndürdü?ü ateşlere atabilir misin, yangında ilk kurtarılacakken…
Yıllar sonrasına yatırılm?? acılarımız var artık karanlık mahzenlerde…
Beklenmedik bir karşıla?ma anında…
Bir havaalanında…
Bir tesadüfler garında…

Bir kafede…
Ya da sinema çık???nda kim bilir..
Birbirine bakan şaşkın gözler…
Belki evlenilmi?tir, belki çoluk çocuk duvar? örülmü?, anıların üstüne beton dökülmü?tür…
I??k m? en hızl?dır, ses mi kıyasında; açık farkla galip gelir o anda, hiç hesapta yokken ac?…
Ac? hızl?dır ac?…
Ya?ananlar bir çırpıda, dirhem dirhem koparır etini…

Ama ne çare; gurur engel olur…
Giyilen sahte mutluluk elbisesinin dü?meleridir tebessüm…
Boğazın dü?ümlenir…
Soğuk bir merhabadır dildeki…
Ama öpmek, içine çekmek istersin dudaklarından hasretini…
“Devam etseydik, tüketseydik bu kadar güzel olur muydu” gözlerinde birikir…
“Neden yok ettik birbirimizi” ağzına gelir…
Susarsın, öfken hükmen ma?lup olur sevdana…

Ü?ürsün…
Çok ü?ürsün…
Gidene, kalana, mizah? olmayan haline ü?ürsün…
Öyle ki…
“Karda donmak üzeresin(dir)…
Uyumak tatlı geliyor(dur) ama…
Sen öldüğünün farkında değilsin(dir)”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yardım

WordPress theme: Kippis 1.15